Lifebul Şirinevler
WhatsApp'tan Bilgi Al
Kadir Özay’dan 15 Temmuz çarpıcı uyarısı: Hainler silah bıraktı ama savaş bitmedi! Farklı kıyafetlerle aramızda dolaşıyorlar

İSTANBUL – Tarihimizin en karanlık gecelerinden birini aynı zamanda en parlak direniş destanına çevirdiğimiz 15 Temmuz 2016, yıl dönümünde bir kez daha gönüllerde ve gündemlerde yerini alıyor. Vatanın bölünmez bütünlüğü ve milli iradenin üstünlüğü için kan veren, canını feda eden 251 şehit ve binlerce gazi, minnetle anılırken o geceden alınması gereken dersler her geçen yıl daha fazla önem kazanıyor.

GİSİAD Genel Başkan Yardımcısı, MHP Bakırköy İlçe Başkan Yardımcısı ve sağlık sektöründe uzun yıllardır hizmet veren Dentbul Dental Grup’un kurucusu Kadir Özay, 15 Temmuz’u sadece törenlerle anmanın yeterli olmayacağını, asıl görevin o geceden ders çıkarıp tehditlere karşı uyanık durmak olduğunu vurgulayarak Millihavadis.com’a özel açıklamalarda bulundu. Çarpıcı tespit ve uyarılarıyla gündem olacak açıklamaların tamamı şöyle:

✅ “O gece sokaktaydım, hastanelerdeydim; millet uyandı ama hainler asla uyumuyor”

Öncelikle 15 Temmuz’u konuşurken kalbimde aynı anda hem büyük bir acı hem de sarsılmaz bir onur ve ağır bir sorumluluk hissettiğimi belirtmek istiyorum. O gece ben de sokaktaydım, hastanelerin başındaydım, şehitlerimizin kanını kendi gözlerimle gördüm, gazilerimizin acısına yürekten ortak oldum. O gece bize bir kez daha şunu ispatladı: Bu vatanın gerçek sahibi elinde silah tutanlar değil, imanını, bayrağını, vatanını canından çok seven milletimizdir. 251 şehidimiz kanıyla bu toprakları bir kez daha mühürledi, binlerce gaziimiz bedenleriyle bu devleti bize emanet etti.

Onların hakkı sadece törenlerle, dualarla anmak değildir. Onların bize miras bıraktığı bu kutsal emaneti korumak, hiçbir güce, hiçbir haine parçalatmamak en büyük borcumuzdur. Ve burası en önemli uyarımdır, herkesin çok iyi duyması lazım: Hainler o gece kesin olarak yenildiler ama asla pes etmediler. Savaş bitti diye düşünenler büyük yanılgı içinde, sadece cephe ve yöntem değişti. Üzerimize tanklarla, uçaklarla ateş açanlar bugün farklı kıyafetler içinde, farklı unvan ve isimler altında, görünmez yollarla aramızda dolaşıyor. Silahla değil, ekonomimizle, kültürümüzle, aile yapımızla, gençliğimizle savaş açtılar. Bunu görmezden gelirsek, gözümüzü kapalı tutarsak bir gün yeniden aynı karanlıkla yüz yüze kalırız, bunu hiçbir zaman unutmayalım.

✅ “Bizi birbirimize düşürmek için her yolu deniyorlar; en büyük silahları ayrımcılık”

Bugün 15 Temmuz’dan on yıl sonra geldiğimiz noktada tehdit eskisinden daha az görünür ama çok daha tehlikeli. Dışarıdaki emperyal güçler ve onların içerideki uzantıları, bizi zayıflatmanın tek yolunun bizi birbirimize düşürmek olduğunu çok iyi biliyorlar. Ekonomik manipülasyonlarla hayat standardımızı düşürüp halkı devlete karşı kışkırtıyorlar, sosyal medya üzerinden binlerce sahte hesapla kin ve nefret tohumları ekmeye çalışıyorlar, dil, din, mezhep, bölge farklılıklarımızı adeta silah haline getiriyorlar.

Bize sürekli şunu fısıldıyorlar: “Sen şusun, sen bu”, “Bölgenin hakkı gasp edildi”, “İnancın diğerinden üstün”. Bütün bu kirli oyunun tek bir amacı var: Milletin arasındaki gönül bağını koparıp devleti zayıflatmak, 15 Temmuz’u bir kez daha yaşatmak ama bu kez çok daha hazırlıklı olarak. İşte tam bu noktada devletin, siyasetin, sivil toplumun, iş dünyasının, bütün kesimlerin tek bir çatı altında ortak duruş sergilemesi şarttır. Siyasetin üstünde tek bir değişmez gerçek vardır: Bu devlet, bu bayrak, bu vatan birdir ve bölünmez. Bunu aklımızdan hiç çıkarmadığımız sürece dünyada hiçbir güç bu milleti yenemez.

✅ “İş dünyası olarak vatan savunmasının en önemli cephesindeyiz”

GİSİAD Genel Başkan Yardımcısı olarak özellikle tüm iş insanlarına ve meslek örgütlerine sesleniyorum: 15 Temmuz sadece devletin güvenlik güçlerinin mücadelesi değildi, bütün bir milletin ortak direnişiydi. Bugün de ekonomimiz, vatan savunmasının en hayati hatlarından biridir. Üretmek, istihdam sağlamak, yerli ve milli duruşu sergilemek, dış güçlerin ekonomik tuzaklarına düşmemek, aynı zamanda o geceki duruşun doğrudan devamıdır.

Kimse “ben sadece iş yaparım, siyasetle ilgim olmaz” diye kendini geri çekmesin. Vatan yoksa iş de yok, huzur da yok, hayat da yoktur. Ülkenin bölünmez bütünlüğü, milli iradesi her şeyin ve herkesin üstündedir. Biz GİSİAD olarak geçmişte olduğu gibi bundan sonra da milli duruşumuzdan tek bir adım bile geri çekilmeyeceğiz, her koşulda vatanımızın ve milletimizin yanında yer alacağız.

✅ “Sağlık camiası olarak o gece de görev başındaydık, bugün de aynı kararlılıktayız”

Diş hekimi ve Dentbul Dental Grup kurucusu olarak sağlık camiasına da ayrı olarak değinmek istiyorum. 15 Temmuz gecesi hiçbir sağlık çalışanı “mesai bitti, evime gidiyorum” demedi. Gece gündüz demeden, kendi canını hiçe sayarak şehit ve gazilerimize hizmet etti. Sağlık mesleği insan sevgisi üzerine kurulur; insan sevgisi de her şeyden önce vatan sevgisinden geçer.

Bizim için diline, dinine, mezhebine, siyasi görüşüne bakılmaksızın her insanın hayatı ve sağlığı kutsaldır. Ama bir şartla hiçbir zaman değişmez: Kim olursa olsun, vatanına hainlik eden, devletine karşı gelen, milleti birbirine düşüren hiçbir yapıya, hiçbir güce destek olmayız, yanında durmayız. Sağlık camiası olarak tarihimizde olduğu gibi bugün de milli duruşun en ön saflarında yer almaya devam edeceğiz.

✅ “En büyük hedefimiz gençlik ve aile kurumu! Buraya herkesten çok dikkat istiyorum”

Açıklamalarımın en önemli bölümünü buraya ayırıyorum, bütün velileri, bütün aileleri uyarıyorum: Düşmanların en büyük hedefi gençlerimiz ve aile yapımızdır. Çok iyi biliyorlar ki aile yıkılırsa millet yıkılır, gençlik kendi kimliğinden, kendi değerlerinden uzaklaşırsa devletin geleceği karanlığa gömülür. Bugün sosyal medya platformları, dijital oyunlar, yabancı yapım dizi ve filmler aracılığıyla gençliğimize kendi kimliğimizi unutturacak, onları yabancılaştıracak, hatta vatanına karşı duyarsız ve hatta düşman hale getirecek içerikler adeta sel gibi akıyor.

Ailelere düşen en büyük görev şudur: Çocuğunuzu sadece doyurup giydirmek, okula göndermek değil; onu yetiştirmek, 15 Temmuz’u doğru anlatmak, şehitlerimizi tanıtmak, vatan ve bayrak sevgisini kalbine aşılamaktır. Gençlerimize de doğrudan sesleniyorum: Sizin için kan dökenleri, canını feda edenleri mutlaka tanıyın. Sizi birbirinize düşüren, kendi kökünüzden koparan bütün oyunlara gelmeyin. Bu vatan sizin, bu devlet sizin, onun sırrını da sadece ve sadece milli birlik ve beraberlikte bulacaksınız.

✅ “MHP olarak duruşumuz tek cümledir: Vatan evvela ve daima!”

MHP Bakırköy İlçe Başkan Yardımcısı olarak da şunu açıkça ifade edeyim: Partimiz kurulduğu günden beri milli birlik, devletin bölünmez bütünlüğü, vatanın üstünlüğü prensibiyle hareket etmiştir. 15 Temmuz gecesi de en ön saflarda olan, hainlere karşı dimdik duran, milletin yanında omuz veren bir parti olduk. Bugün de aynı duruşla, hiçbir taviz vermeden, kimseye yaltaklanmadan, güce değil hakka ve millete hizmet etmeye devam ediyoruz.

Bize göre makamlar, mevkiler, siyaset hepsi geçicidir. Tek kalıcı olan şey; şehitlerimizin kanıyla yoğrulmuş bu vatan, bu millet ve bu devlettir. 15 Temmuz bize bunu bir kez daha çarpıcı biçimde hatırlattı. Eğer hep birlikte omuz omuza durur, birbirimize kenetlenir, içimizdeki işbirlikçileri ve dışımızdaki düşmanları doğru tanırsak hiçbir güç bu milletin önünden geçemez.

✅ SON SÖZ: “Şehitler unutulmaz, unutturulmayacak! Bir olalım, diri olalım, uyanık kalalım”

15 Temmuz’u bir kez daha anarken tek temennim şudur: Bu milletin birliği hiçbir zaman bozulmasın, şehitlerimizin adına onların bize emanet ettiği bu bayrak bir daha hiç yere düşmesin. Şehitlerimiz ölümsüzdür, gazilerimiz şereflidir, 15 Temmuz ruhu hiç sönmeyecektir.

Ama son bir kez daha bütün milletimi uyarıyorum: Gözlerimizi hiçbir zaman kapalı tutmayalım, uyanık kalalım, bir olalım, diri olalım. Vatan bizim, millet bizim, gelecek de hep birlikte omuz omuza verdiğimiz sürece bizim olacaktır.

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Bahçelievler Nöbetçi Eczaneler

Anket

E-Bülten Aboneliği